‘MHK, 7. haftada günah keçisi ilan edilirse asla şaşırmayın’

Fırat Aydınus ve Murat Fevzi Tanırlı’nın katılımıyla ‘Hakem Konseyi’ şu şekilde:

1- Merkez Hakem Kurulu’nda (MHK) Lale Orta’nın ardından başkanlık görevine Ahmet İbanoğlu getirildi. Daha önce Sabri Çelik ve Lale Orta MHK’larında çeşitli görevler üstlenen İbanoğlu’nun başkanlığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fırat Aydınus: MHK’ya alınması düşünülenler veya kabul görmeyip çıkartılan, teklif götürülen ancak hayır cevabı alınan isimlerin ardından oluşturulan yeni kurulun başkanı Ahmet İbanoğlu oldu. Güvenilir ve dürüst bir insan. Umarım işine çok karışılmaz, kimse baskı altına almaya çalışmaz. Temennim başarılı olmaları ancak Türkiye’deki futbol ortamında 7. haftadan sonra günah keçisi ilan edilmesi kesinlikle şaşırılmayacak bir durum olur.

Murat Fevzi Tanırlı: Ne yazık ki 2000’li yıllardaki 19. MHK göreve başladı. Bir tarihte Avrupa’daki MHK’lar, çalışma süreleri, işleyişleri hakkında “Medeniyet MHK’ları” başlıklı yazımı paylaşmıştım. Hakemliği yönetmeyi ve geliştirmeyi, kulüplerin bağırışına endeksleyen ya da her büyük hatadan sonra kurul değiştirerek çözüme ulaşılacağını zanneden bir ülkedeyiz. Yıpranmamış olsun, yeni yüzler olsun, tarafsız olsun kisvesi altında futbolumuzun ana sorununu hakem tartışmalarıyla örtmeye çalışan iklimden kurtulmak gerek. Devletin ve hakemliğin içinden gelen, uzun yıllar yöneticilik deneyimine sahip bir isim olması açısından Ahmet İbanoğlu önemli avantaj. Hakem şansları bol olsun.

2- Hakemlerimiz mi yoksa eğitmenlerimiz mi yetersiz? Türk eğitmen ve akademik personelimiz yerine atletik testlere kadar yabancılarla çalışıyoruz. TFF yönetimlerinin bu yöndeki tercihini doğru buluyor musunuz?

Fırat Aydınus: İki ayda bir Türkiye gelip birkaç gün kalarak veya ülkelerinden uzaktan erişim ile fiziksel ve teknik olarak katkıda bulunmaya çalışan danışmanların, hakemlerin gelişimine ne katabilecekleri tartışılır. Spor akademilerinde eğitim almış, nice kurumlarda tecrübe kazanmış her kategoride eğitmen mevcutken, tamamen ekonomik ihtiyaçları nedeniyle burada olan yabancılara emanet etmek kabul edilemez. Örnek mi? İşte Tarık Ongun! Avrupa’da dahi bu kadar üst düzey bir isim bulamazsınız

Murat Fevzi Tanırlı: Geçen sezon Hugh Dallas’ın aynı pozisyon için hakem seminerinde başka, ekran önünde başka kararlarına hakemler tanıklık etti. Pawel Gil’in de VAR eğitimlerinde net tavır sergileyemediği kararlara dair eleştiriler duyduk. Hal böyleyken yabancı danışman modeline hem eğitim hem de lobi kanadı için ihtiyaç olmadığını düşünüyorum. Uilenberg zamanında bu adımlara ihtiyacımız vardı ve karşılığını yeterince aldık. Şu an Avrupa’da umudumuz sadece Halil Umut Meler. O da önemli eşiği aştı zaten.

3- Yardımcı hakemlerin eğitiminde, sadece Türkiye’nin değil dünya hakemliğinin en tecrübeli isimlerinden Tarık Ongun’un görev almaya başlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk hakemliği bu atamayla neler kazanır?

Fırat Aydınus: Uzun yıllar Cüneyt Çakır’ın ekibinde yer alan ve onunla uluslararası alanda çok önemli maçlara çıkan Tarık Ongun, birikim ve vizyon olarak bu görev için biçilmiş kaftan. Karakter ve duruşu ile birlikte genç hakemlere kalite katacaktır. En önemli mesajlardan birisi ise elimizdeki değerlerden faydalanmaya başlamanın Türk hakemliğine sağlayacağı faydadır. Türkiye Futbol Federasyonu’nun böylesine tecrübeli ve birikimli isimlerden her daim faydalanması gerektiği inancındayım.

Murat Fevzi Tanırlı: Geçen sezon sayın Büyükekşi’nin MHK ile yaptığı bir toplantıda, “Tarık Ongun’a kapılar kapalı” cümlesini sarf ettiği iddiası ortaya atılmıştı. Ancak yeni MHK konuyu tekrar gündeme getirdiğinde, TFF Başkanı’nın asla böyle bir beyanı olmadığını söylediği ve sinirlendiği yönünde duyumlarım oldu. Gerek iş dünyası gerek hakemlik olmak üzere böylesine mükemmel bir kariyerden yararlanmamak için akıl almaz egolara sahip olmak gerekir. Tarık Ongun’a başarılar diliyor, MHK ve TFF’yi kutluyorum.

4- Son dönemdeki en önemli gelişmelerden biri TFF ile RTÜK arasında yapılan iş birliği. Ekranlarda mesnetsiz ithamlara, hakemlere sözlü saldırılara ve hakaretlere engellenmesi için adım atıldı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fırat Aydınus: Hakemlerin verdiği kararların yorumlanması ve hakemlik tekniğinin eleştirilmesi haricinde onur kırıcı, küçük düşürücü; kişiliğe, özel hayata, amiyane tabir ile belden aşağı vurulmasına karşıyım elbette. Ama buralara gelene kadar öncelikle futbolcu, teknik adam ve yöneticilerin bu tür konuşmalarına ve ithamlarına uygulanacak yaptırım çok daha önemli. Hem bu yaptırımların hem de hakemlerin arkasında durmak. Ayrıca tepki gösterenlerin ağzına bir parmak bal çalmak için geçen sezonki gibi hakemleri kamuoyunun önüne atılmaması ve kurum olarak hakem konusunu bu kadar çok malzeme yapıp konuşulmaması da bir o kadar önem teşkil ediyor.

Murat Fevzi Tanırlı: Son yıllarda sıkça yinelediğim konu: Yaptırım. Ligin ilk 5-6 haftasında Süper Lig ve TFF 1.Lig seviyesinde 20 takım çirkin, kötü tezahürat veya taraftar olayları nedeniyle ceza alıyorsa önemli bir sistem sıkıntısı var demektir. Keza, yedek kulübesinde sahte kartlarla teknik direktör, antrenör veya herhangi bir görevli tespit edildiğinde bireysel olarak hak mahrumiyeti cezası alıyorsa, kulüp sadece ceza sisteminin yapılandırılmasında sıkıntılar var demektir. Avrupa’daki gibi kulüp yöneticileri, teknik direktörler, oyuncular hakemle ilgili ağır konuşmaktan korkar hale getirilmelidir. Bu yönde adım atmayı fevkalade bir gelişme olarak görüyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir