Rusya basınında geçen hafta: ‘Kiev’e Türkiye yapımı misket bombası mühimmatı’

Hazal Yalın

Moskovskiy Komsomolets Amerikan Defense One portalına dayanarak çok ilginç bir haber yapmış; portal, ithalat verilerine dayanarak, geçen temmuz sonunda Kiev rejiminin eline Türkiye yapımı misket bombası mühimmatının geçtiğini ileri sürüyor. Ancak gazete mühimmatın gönderilmesi kararının Türk yetkililer tarafından verilmiş olmayabileceğini de vurgulamış.

V.Panfilova, Nezavisimaya Gazeta’da Kazakistan’ın NATO ile ilişkilerini ele alıyor. Bu bölge yeni bir potansiyel gerilim odağı; şimdilik gerilimi kontrollü tutan tek faktör, Kazakistan’da Nazarbayev’in yarattığı sağcı bonapartist devletin siyasi ustalığı. Bu ustalık nereye kadar devam eder, doğrusu tahminde bulunmak çok güç.

Vestnik Kavkaza, Türkiye sınırlarına hemen bitişik olan Rusya’nın 102’nci askeri üssünün tarihini ve örgütlenmesini özetlemiş. Bizde çok sözü edilip de hiçbir şey bilinmeyen sayısız şeyden biri bu Gümrü üssü; hiç değilse böyle bir not düşmüş olalım.

Pravda.RU ise Tahran’da yapılan 3 + 3 formatı toplantısını ele alıyor ve Paşinyan’a çok sert ifadelerle yükleniyor.

‘Kiev’e Türkiye yapımı misket bombası mühimmatı’

Amerikan Defense One portalı, Ukrayna’nın ithalat verilerini toplayan Import Genius’a dayanarak, Ukrayna’nın temmuz ayında Türkiye yapımı misket bombası mühimmatı aldığını ileri sürüyor. Bu türden silah sevkiyatıyla ilgili daha önce sadece ABD’nin yaptığının bilindiği de belirtiliyor.

Toplanan veriler, 31 Temmuz’da Ukrayna topraklarına Türkçe işaretler taşıyan 18 parti M483A1 misket bombası mühimmatının ulaştığını gösteriyor. Yayın, alınan 155 mm.lik top mermilerinden her birinin standart mühimmatlara göre daha geniş bir alana etkide bulunmaya imkân veren 88 ayrı mühimmat ihtiva ettiğini göstermiş. Defense One, Kiev’in bu mermileri ABD’den aynı tür sevkiyat başladıktan sadece birkaç hafta sonra aldığını netleştirmiş.

Ancak Defense One, Kiev’e misket bombası mühimmatları gönderilmesi kararının alınmasına Türkiyeli yetkililer de katıldı mı sorusuna kesin bir cevap vermiyor. Ukrayna ithalat belgelerinde gönderici olarak Türkiye değil Romanya Savunma Bakanlığı’na ait Romtehnica adlı ticari şirket gösteriliyor. Defense One hesaplamaları, Ukrayna’nın her biri 3 bin dolardan 6 binden çok mühimmat aldığına tanıklık ediyor. Portal, mühimmatların 1994-2022 arasında üretildiğini, Kiev’e gönderilmeden önce ise elden geçirilip modernize edildiğini de eklemiş.

Savunma araştırma ve danışmanlık şirketi Forecast International, Defense One’ın yayınına yorumunda, Ukrayna’nın silahları yüzde 25 ek fiyatlandırmayla almış olabileceğini belirtmiş. (A. Luçkin / Moskovskiy Komsomolets, 27 Ekim)

‘Gümrü üssü: tarih ve anlaşmalar’

Rusya’nın Aleksandr Nevskiy nişanlı 102’nci askeri üssü Ermenistan’ın Gümrü şehrinde. Üs, Rusya Federasyonu ve Ermenistan Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri birleşik kıtalar (kuvvetler) grubu bünyesinde. Rusya silahlı kuvvetleri güney bölgesi komutasına bağlı.

102’nci askeri üs 435’inci piyade tümeni 1415’inci piyade alayının hukuki devamcısı. Bu alayın kurulmasına 29 Aralık 1941’de Sverdlov oblastinde başlandı. Üssün tarihi de bu tarihte başlar.

Alay Aleksandr Nevskiy nişanıyla 22 Ekim 1944’te ödüllendirildi. 1946 ocağında Ermenistan SSC’de Leninakan şehrine (bugünkü Gümrü) konuşlandırıldı.

1957’de 127’inci motorize piyade tümeni olarak yeniden örgütlendi. Tümen 1994’te Kafkaslar Rusya Kıta Grupları 102’nci askeri üssüne çevrildi.

Üs günümüzde Rusya ve Ermenistan arasında iki anlaşma temelinde faaliyet gösteriyor:

– 16 Mart 1995 tarihli, Ermenistan Cumhuriyeti topraklarında Rusya askeri üssüyle ilgili anlaşma;

– 21 Ağustos 1992 tarihli, Ermenistan topraklarında bulunan Rusya Federasyonu silahlı kuvvetlerinin hukuki statüleriyle ilgili anlaşma.

102’nci askeri üs 2001 temmuzunda Rusya Federasyonu ve Ermenistan Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri birleşik kıtalar (kuvvetler) grubu bünyesine girdi.

102’nci üs Ermenistan’ın kuzeyinde Şiraks oblasti idari merkezi olan Gümrü şehrinde bulunuyor. Erivan ile Gümrü arası 126 km.

Gümrü, Türkiye ve Gürcistan sınırından uzak değil. Gümrü’nün Türkiye sınırına uzaklığı sadece 8 km, Gürcistan sınırına uzaklığı ise yaklaşık 50 km.

Gümrü’deki Rusya askeri üssünde yaklaşık 4 bin kişi var.

102’nci askeri üs bünyesinde bir dizi tesis bulunuyor:

– Gümrü askeri garnizonu;

– Erivan askeri garnizonu;

– Erivan’da Erebuni askeri havaalanı;

– Alagyaz ve Kamhud yüksek dağ talim alanları;

– Yaklaşık 20 askeri kamp.

Gümrü’deki üssün askeri amacı Rusya’nın güney sınırlarını Ermenistan Cumhuriyeti silahlı kuvvetleriyle karşılıklı ilişki içinde savunmak.

Ermenistan topraklarında Rusya askeri üssü anlaşması başlangıçta 25 yıllığına imzalanmıştıt. 2010’da Rusya Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev’in Ermenistan ziyareti sırasında anlaşmanın geçerlilik süresi 2044’e (yani 49 yıllığına) uzatıldı.

Anlaşmaya göre süresi daha sonraki her 5 yılda bir otomatik olarak uzatılır. Anlaşmanın geçerliliğini sona erdirmek için taraflardan birinin anlaşmanın bir sonraki otomatik uzatılma tarihinden en az 6 ay önce diğer tarafı niyetinden yazılı olarak haberdar etmesi gerekir.

25 Ekim 2023’te Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan Batı medyasıyla mülakatında Rusya’nın Ermenistan’daki askeri varlığına ilişkin soruya cevap verirken şöyle dedi:

“En azından şu anda, daha önce de söylemiştim, ne yazık ki anlattığım hadiseler çerçevesinde avantaj görmüyoruz.”

Ancak Erivan’ın Moskova’dan Ermenistan’daki askeri üssünü çıkarmasını istemeyi planlayıp planlamadığı şeklindeki soruya karşılık kesin bir şekilde olumsuz cevap verdi:

“Böyle bir meseleyi görüşmüyoruz.” (Vestnik Kavkaza, 26 Ekim)

‘Azerbaycan’ın yerinde kim olsa böyle davranır’

İran’da Rusya, İran, Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ın katılımıyla yapılan 3 + 3 formatındaki toplantı sonuç vermedi.

Nikol Paşinyan iktidarda kaldıkça Erivan’dan devamlı taviz alabileceğini bilen Bakü Nahçivan koridorunu istiyor, ama bunun Karabağ anlaşmasının sadece bir parçası olduğunu unutuyor. Oysa Erivan yönetiminin Karabağ’ı vermesinin ardından koridor da talep edilemez.

Siyasi gözlemci Yuriy Podolyaka da bunu belirtiyor:

“Çünkü Paşinyan iktidarda olduğu sürece bunu dayatma şansı var. Genelde her şey beklenildiği gibi, senaryoya uygun. Artsah’ın [Karabağ] teslim edilmesi Erivan’ın problemlerine çözüm getirmedi. Bunları sadece güçlendirdi. Her zaman da böyle olur. Paşinyan, siyasi ‘cuckold’ların tipik bir temsilcisi; ABD ve AB’nin menfaatlerini öne çıkarmak uğruna kendi halkının menfaatlerini bastırarak başladı işe, artık duramıyor.”

Podolyaka şöyle özetliyor: “Azerbaycan’ın yerinde kim olsa aynı şekilde davranırdı. Zira bu, iktidarda kendi ülkesine ihanet eden birinin bulunduğu, mücadele edilen taraftan mümkün olabilecek her şeyi almak için muhteşem bir imkân.” (D. Plotnikov / Pravda.RU, 24 Ekim)

‘Kazakistan-NATO ilişkileri’

Kazakistan askeri personeli barışgücü operasyonlarına katılmak için NATO standartlarına göre hazırlanacak. Haber Savunma Bakanlığı tarafından verildi. … Kremlin, dost ülkeden gelen bu habere temkinli bir tepki gösterdi. Peskov sadece barışgücü misyonlarının kendi özgüllükleri olduğunu söylemekle yetindi. “Dostlarımızdan ek bilgi alacağımızı düşünüyoruz,” dedi. …

Kazakistan yetkilileri NATO askeri bloğuyla işbirliğine ilgili. NATO’yla ilişkiler daha 1992’de, Kazakistan Kuzey Atlantik İşbirliği Konseyi’ne girdiğinde kurulmuştu. İttifakla karşılıklı ilişkilerin temeli 1994’te imzalanan “barış için ortaklık” program belgesi çerçevesinde. Kazakistan o zamandan beri ortak askeri tatbikatlara düzenli olarak katılıyor. 2006’da Kazakistan Yabancı Diller Enstitüsü bünyesinde bir eğitim merkezi açıldı. 2022’de enstitü, Kazakistan Savunma Bakanlığı Uluslararası İşbirliği Departmanı’na devredildi. Burada askeri personele barışgücü operasyonlarına katılmak için dil ve askeri eğitim veriliyor. Kazakistan 2014 ve 2015’te Batı Sahra ve Irak’ta barışgücü misyonlarına katıldı.

Etnonasyonal stratejiler Ajansı Müdürü Aleksandr Kobrinskiy’in Nezavisimaya Gazeta’ya yaptığı açıklamaya göre, “Kazakistan kim ne derse desin NATO şemsiyesine giriyor. Ülke savunma alanında NATO ülkesi olan Türkiye ile işbirliği yapıyor; bir SİHA ve başka NATO silahlarının ortak üretimi başladı. Kuzey Atlantik ittifakı Kazakistan üzerinden Hazar’a girecek; oysa bilindiği gibi beşli anlaşma gereki altıncı bir ülke giremez. Bundan başka ittifak Çin’den gelen, Kazakistan ve Hazar’dan geçen ulaştırma yollarını da kontrol edecek.” …

Askeri uzman Viktor Litovkin’e göre de Washington bölgedeki askeri nüfuzunu güçlendirmeyi hedefliyor. Uzman, ABD’nin Orta Asya’da başta Rusya ve Çin olmak üzere jeopolitik hasımlarının karşısına dikmek için Batı yanlısı bir askeri blok kurmak niyetinde olması ihtimalini dışlamıyor. Litovkin’e göre: “Kazakistan’da bir barışgücü merkezi açılması sadece, Astana’nın Ukrayna veya Ermenistan’daki durumdan hiçbir sonuç çıkarmadığını gösterir. Ukrayna’da olan bitenler Kazakistan’da da tekrar edebilir. Bu durum Kazakistan’ın milli menfaatlerine uygun olmayacaktır. Ama kendi iç işleri. Yalnız NATO’yla oynamanın, Amerikalılarla oynamanın Kazakistan’ın güvenliğini güçlendirmeye ve Rusya ile ilişkilerini güçlendirmeye hizmet etmeyeceğini bilmeliler.” … (V. Panfilova / Nezavisimaya Gazeta, 25 Ekim)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir